HİRA.forumotion.com
Sitemizden daha iyi yararlanmak için lütfen üye olunuz veya giriş yapınız!
HİRA.forumotion.com

İslam ümmetinin direniş adresi.
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» iftira: Ömer Bin Hattabın katili Ebu lulue'nin mezarı türbe haline getirildi
Paz Ağus. 22, 2010 8:46 am tarafından Elmeddin

» imam musa kazımın şehadeti
Çarş. Tem. 07, 2010 3:58 pm tarafından kevseri_resul_76_

» hayırlı cumalar
Cuma Haz. 18, 2010 2:34 pm tarafından kevseri_resul_76_

» şiaya göre nübüvvet
Cuma Haz. 11, 2010 8:54 am tarafından Admin

» SİTEMİZE YENİ LOGO ÖNERİM!
Perş. Haz. 10, 2010 6:10 pm tarafından kevseri_resul_76_

» DİNƏ MEYLİN SƏBƏB VƏ MOTİVLƏRİ
Perş. Haz. 10, 2010 10:37 am tarafından Admin

» Din haqqında ümumi anlayış.
Perş. Haz. 10, 2010 10:33 am tarafından Admin

» Selamünaleyküm
Perş. Haz. 10, 2010 10:27 am tarafından Admin

» BAZI KİTAPLAR...
Çarş. Haz. 09, 2010 8:38 pm tarafından kevseri_resul_76_

» ALİMLERİMİZ
Çarş. Haz. 09, 2010 8:23 pm tarafından kevseri_resul_76_

En iyi yollayıcılar
Admin (131)
 
kevseri_resul_76_ (110)
 
Hasan_AGA (54)
 
gulistan_2 (52)
 
Elmeddin (37)
 
fizilalilfatıma (29)
 
abdullah (19)
 
meshedi313 (16)
 
Şehadet (11)
 
Ahir-zaman (10)
 

Paylaş | 
 

 baba özlemi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
kevseri_resul_76_
Moderatör
Moderatör
avatar

Mesaj Sayısı : 110
Puanlarınız : 321
Teşekkür eildi : 17
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: baba özlemi   Cuma Şub. 12, 2010 7:24 pm

Konuşulmasından en nefret ettiği konu açılmıştı yine… İçinden ; Allah’ım yardım et diye yalvarıyordu Fatıma.Bu konuyu neden açtılar yine diye düşünürken etrafındakiler Fatımanın halinden habersiz konuşmağa devam ediyorlardı.

Acaba bu konu açıldığında Fatımanın neler hissettiğini, yüreğinin nasıl parçalandığını bilseler yine de açar mıydılar bu konuyu. Hayır asla açmazdılar.Ama onlar bu zamana kadar Fatımanın neler hissettiğini anlamamışlardı ve asla anlamayacaklardı. Nasıl anlasınlar ki; Fatıma hiç belli etmiyodu. Çünkü bilmelerini istemiyordu…

Babasının ölümü ailesini, annesini o kadar üzmüştü ki bi de Fatımanın babasının ölümünden bu kadar etkilendiğini öğrenerek üzülmelerini istemiyordu. Ailesini özellikle annesini düşünüyordu. Çünkü babasının ölümü üzerine annesinin ne kadar acı çektiğini, ne kadar üzüldüğünü biliyordu. Bi de Fatımanın babasını bu kadar özlediğini, onun adı geldiğinde yüreğinin nasıl sızlandığını, gözyaşlarını tutmak için Allah’a ne kadar yalvardığını ve gözyaşlarını tutmayı başarabilse bile yüreğinin kan ağladığını bilseydi ne kadar üzülürdü kimbilir . İşte Fatıma bunun olmasını asla istemiyordu. Bunca acı yetmezmiş gibi annesinin bi de Fatıma için üzülmesine dayanamazdı. Çünkü annesini çok seviyordu – çocukları için yaptığı fedakarlıkların farkındaydı- .

Bunca yıl babasının ölümüne ne kadar çok üzüldüğünü, ne kadar çok içlendiğini, babasının ölümünün onu ne kadar derinden yaraladığını saklaması hep bu yüzdendi. Bu kadar büyük bir acıyı tek başına taşımak çok zordu gerçekten. Nasıl zor olmasın ki ? Fatıma babasını kaybettiğinde daha 4 yaşındaydı.

Zaten onu en çok üzen de bu ya. Babasını hatırlayamıyordu. Ne olurdu onun yüzünü hatırlasaydı. Ona bir kere baba dediğini hatırlasaydı. Baba özlemi çektiği zaman babasıyla geçirdiği zamanları düşünerek biraz olsun özlemini giderseydi. Ama babasına dair hiç bir şey hatırlayamıyordu. Allah’a o kadar yalvarmıştı ki babasıyla geçirdiği kısacık bir an bile olsa hatırlamak için. Ama hatırlayamıyordu işte…

Her gece başını yastığa koyduğunda aklına babası gelirdi. Gün boyu içine attığı kederi, acıyı o küçücük kalbi taşıyamazdı artık. Gözleri yüreğinin yükünü biraz olsun hafifletmek için devreye girerdi. O kadar ağlardı ki yastığı ıslanırdı ve yastığın diğer yüzünü çevirirdi başını koymak için…
Allah’a yalvarırdı rüyasında babasını görmek için. Bir kerecik olsun rüyasında bile olsa, babasına sarılıp onu ne kadar sevdiğini, onu ne kadar özlediğini söylemek için….Ama bu duası hiç bir zaman kabul olmadı. Bir kere bile babasını rüyasında göremedi …

Her günü böyle geçiyordu. Babasızlığın verdiği acıyla… İşte Fatıma o büyük acıyı o küçücük yüreğinde saklayarak büyüdü. Bu yüzden Fatımanın çocukluğu hiç kolay geçmedi. Gözlerinde hep bir hüzün, yüreğinde hep bir acı vardı.

Çocuğunu seven bir baba gördüğünde ” babam yaşasaydı beni böyle sever miydi ” diye düşünürdü. Babası olan çocuklara hep imrenerek bakardı.Babası olanlara “babanızın kıymetini bilin” demek gelirdi içinden. Babasızlığın ne kadar kötü bir şey olduğunu, bu acıyı yaşamayan kimse anlayamazdı…

Aile içinde bu konu açıldığında çok rahatsız olurdu. Bunun nedeni babasının ölümünü hatırlama değildi. Çünkü babasının ölümü en mutlu anında bile Fatımanın aklındaydı – acısı da yüreğinde – Onu zorlayan ; bu konu konuşulurken acısını saklamaya , gözyaşlarını tutmaya çalışmaktı. Çok zor olsa da yüreği parça parça olsa da bunu başarabiliyordu. Evet gözünden yaş akmıyordu ama yüreği kanıyordu…

İşte şimdi yine konu babasından açılmıştı. Babasının ölümünün üzerinden 13 yıl geçmişti ama yüreğindeki acı hiç azalmamıştı hatta gittikçe artmıştı. Büyüdükçe daha zor geliyordu babasızlık.

Bu zamana kadar bir kere bile isyan etmemişti. Her zaman şükretmişti. Çünkü Allah’ın herkesi bir şekilde sınav ettiğini biliyordu.Bu da beni sınavımdır diyordu. Allah’ tan hep sabır istiyordu ki bu sınavdan başarıyla geçsin…
Yaptığı tek şey Allah’a sığınmaktı.

Her ne kadar sabırlı davransa , Allah’a sığınsa da babasızlık onu çok üzüyordu tabi… İsyan etmiyordu evet ama üzüntüsünü geceleri ağlayarak hafifletmeğe çalışıyordu.
Bazen sadece gözyaşları kafi gelmiyordu. O zamanlarda gizlice gidip babasının sakladığı resimlerine bakardı. Bakıp bakıp az da olsa özlemini gidermeye çalışırdı…

Fatıma bu acıyı dindirmek için yapacak hiç bir şeyi olmadığını biliyordu. Ne yapabilirdi ki ? Yapabileceği bir şey vardı aslında. Babası için hayırlı evlat olabilmek…. Öyle bir evlat olmalıydı ki görenler babasına rahmet okumalıydı… Fatıma babası her aklına geldiğinde ona fatiha okurdu. Her boş anında sure, dua, salavat vs okurdu babası için. Elinden gelen tek şey buydu. – hayırlı evlat olmaya çalışmak- Tabi Fatıma bunun babası için ne kadar önemli olduğunu biliyordu ve babasının buna ne kadar ihtiyacı olduğunu…

Fatıma ölünceğe kadar babası için hayırlı evlat olmaya çalışacaktı… Belki bunu başarmaya çalışmak bile acısını biraz olsun dindirmeğe yarardı…
Artık hep babasının gübahlarının bağışlanması ; kendisinin de salih amelli olarak ölmesi için dua ediyordu. Çünkü obür dünyada babasıyla bir arada olmak istiyordu.
Allah’ım bu dünyada babamı görmedim, babasız büyüdüm bizi obür dünyada bir araya getir diye dua ediyordu hep……

RUKİYE BAT
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ali Kemal
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 6
Puanlarınız : 6
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 10/02/10

MesajKonu: Geri: baba özlemi   C.tesi Şub. 13, 2010 8:08 am

Hatim

Nasreddin Hoca ve karısı konuşuyorlardı. Karısı:
- “Benim yüzüme bakarken besmele çekiyorsun.”
- “Ne olmuş yani?”
- “İmam efendi, karısının yüzüne bakarak yasin okuyormuş.” Hoca güldü :
- “Ben o kadını görsem, hatim bile indiririm!..” Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
abdullah
Moderatör
Moderatör


Mesaj Sayısı : 19
Puanlarınız : 40
Teşekkür eildi : 19
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: baba özlemi   C.tesi Şub. 13, 2010 7:32 pm

Allah razı olsun kardeşim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ehli-beyt.org/
 
baba özlemi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HİRA.forumotion.com :: EDEBİYAT. :: HALK EDEBİYATI. :: MASALLARIMIZ ve FIKRALARIMIZ.-
Buraya geçin: