HİRA.forumotion.com
Sitemizden daha iyi yararlanmak için lütfen üye olunuz veya giriş yapınız!
HİRA.forumotion.com

İslam ümmetinin direniş adresi.
 
AnasayfaAnasayfa  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» iftira: Ömer Bin Hattabın katili Ebu lulue'nin mezarı türbe haline getirildi
Paz Ağus. 22, 2010 8:46 am tarafından Elmeddin

» imam musa kazımın şehadeti
Çarş. Tem. 07, 2010 3:58 pm tarafından kevseri_resul_76_

» hayırlı cumalar
Cuma Haz. 18, 2010 2:34 pm tarafından kevseri_resul_76_

» şiaya göre nübüvvet
Cuma Haz. 11, 2010 8:54 am tarafından Admin

» SİTEMİZE YENİ LOGO ÖNERİM!
Perş. Haz. 10, 2010 6:10 pm tarafından kevseri_resul_76_

» DİNƏ MEYLİN SƏBƏB VƏ MOTİVLƏRİ
Perş. Haz. 10, 2010 10:37 am tarafından Admin

» Din haqqında ümumi anlayış.
Perş. Haz. 10, 2010 10:33 am tarafından Admin

» Selamünaleyküm
Perş. Haz. 10, 2010 10:27 am tarafından Admin

» BAZI KİTAPLAR...
Çarş. Haz. 09, 2010 8:38 pm tarafından kevseri_resul_76_

» ALİMLERİMİZ
Çarş. Haz. 09, 2010 8:23 pm tarafından kevseri_resul_76_

En iyi yollayıcılar
Admin (131)
 
kevseri_resul_76_ (110)
 
Hasan_AGA (54)
 
gulistan_2 (52)
 
Elmeddin (37)
 
fizilalilfatıma (29)
 
abdullah (19)
 
meshedi313 (16)
 
Şehadet (11)
 
Ahir-zaman (10)
 

Paylaş | 
 

 bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:35 pm

Ahmed Emin, hadis uydurmacılığının tablosunu gösteren şu zeki tespiti yapar:

“İlginçtir ki eğer hadisleri açıklayıcı bir şekilde ele alacak olsak piramit biçiminde olduğunu görürüz. Piramidin tepesi ALLAH’ın elçisinin dönemi olup aşağıya indikçe piramidin eni artmaktadır.

Piramidin temeline vardığımızda Peygamber döneminden ne kadar geniş olduğunu farkederiz. Halbuki makul olan tersidir.

Çünkü Peygamber’in yanında olanlar hadisleri (Peygamber’in söylediklerini) en çok bilenlerdi. Sonra onların ölümüyle hadisleri bilenlerin sayısı azalacak ve bu şekilde üstteki piramit ters şekilde gelişecekti.

Ama bizler Emevi dönemindeki hadislerin bu dönemdekilerden daha kabarık olduğunu görüyoruz.” (Ahmed Emin, Duhaul İslam)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:36 pm

Bazı hadis bilginlerinin iddiasına göre 2 milyon hadis vardır. En doğru hadis kitabı olarak gösterilen Buhari’nin kitabındaki hadisleri 600 bin hadis arasından, Müslim’in ise 300 bin hadis arasından seçtikleri söylenir. Ebu Davut kitabındaki hadisleri 500 bin hadisten, mezhep kurucusu olan Malik Muvatta’sını 100 bin hadisten, İbni Hanbel ise Müsned’ini 750 bin hadisten seçtiği söylenir. Peygamberimiz’in aşağı yukarı 23 yıl Peygamberlik yaptığını düşünürsek:

23x365=8395 gün Peygamberlik yapmış olur. Toplam 2 milyon hadis olduğu söylendiğinde Peygamberimiz’in Peygamberlik yaptığı her gün başına 200’den fazla hadis düşer.

Herhangi bir kişiye bir yıl önce en çok beraber vakit geçirdiği kişinin; babasının, çocuğunun, karısının veya kocasının hadislerini (sözlerini) ve yaptıklarını yazmasını söyleyelim.
Aradan bir yıl geçmesine rağmen yazılan adetleri gördüğümüzde, Peygamberimiz’in vefatından iki yüz yıl sonra, gün başına iki yüz adet rivayet edilen sözlerin toplam sayısından bile bunların içinde ne kadar çok yalan olduğunu anlayabiliriz. Tüm bu hadis kitabı yazarlarının tüm bu hadisleri ezbere bildikleri ve kendilerince en doğru gördükleri hadisleri seçtikleri söylenir. Hadisçilerin kaç hadis bildiklerini söyleyebilmeleri için tüm hadisleri bir yere yazıp saymaları gerekirdi, yoksa kimse ezbere 600 bin hadis bildiğini iddia edemez. Türkçe konuşan bir topluluğa kaç tane kelimeyle Türkçe konuştuklarını soralım, aşağı yukarı kimsenin tam cevap veremediğini görürüz. Sayı 600 bin gibi rakamlara tırmandığında insanın ezberindekini sayması ise imkansızlaşır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:37 pm

Zaten bunun doğru olduğunu düşünürsek durum daha da korkunçtur. Müslim sahih olan, yani kesin doğru olduğu kanaatine vardığı her hadisi kitabına almadığını söyler (Müslim, 1. cilt, sayfa 28). Müslim’in mantığına göre hadisler dinin kaynağıdır, fakat kendisi her doğru bildiği hadisi kitabına almaz. Yani bu mantığa göre dinimiz eksik olur. Müslim’in atladığı bir hadisi, başka birinin atlamadığının garantisi olmadığına göre, gelenekçi mantık kendi kendini eksik ilan eden bu izahı kaynaklarında taşımaktadır. Hadisler dinin kaynağıdır diyen Buhari 600 bin hadis bilip 6000-7000 tanesini yani %1’ini kitabında yazmıştır. Geriye kalan % 99’u ise bunlara ihtiyacımız olmadığına veya bunların güvenilir olmadıklarına kanaat getirip kitabına almamıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:38 pm

Buhari’nin 600.000 hadis bildiği iddiasını ele alalım. Buhari’nin hayatında hiçbir iş yapmadığını, hiç uyumadığını ve her hadisin doğruluğunu, nakil zincirinin sağlamlığını anlamak için her hadise 2 saat ayırdığını düşünelim. Sırf bu süre 130 yıldan fazladır. Oysa bazen bir hadisin, bir zincirinin, bir halkasının sağlamlığını anlamak için günlerce seyahat edildiği iddiasını düşünürsek, Buhari’nin bildiği tüm hadislerin doğruluğunu test etmesi binlerce yıla bile sığmazdı. Kısacası Buhari’nin ve diğer hadisçilerin bildikleri tüm hadislerin sağlamlığını test edip, içinden en sağlamlarını seçtikleri iddiası akıl dışıdır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:38 pm

Sahabe kelimesi; Peygamberimiz’le hiç konuşmasa bile -uzaktan dahi olsa- Müslüman olarak Peygamberimiz’i gören herkes için kullanılır.
Buhari’nin yaptığı bu tanım genel kabul görmüştür.

Meşhur hadis kitaplarında, cerh ve tadil adı altında hadis duyulan kişilerin doğru sözlülüğü, hafızası, inancı sorgulanır.
Oysa Hicri 3. asra kadar ben şundan, şu bundan, bu ondan duydu diye yapılan nakillerdeki, aradaki tüm bu, şu ve o’ların binlercesinin dürüstlüğü, hafızası ve diğer özelliklerinin sınanmasına kimsenin ömrü yetmez.
Ebu Şame bu hususta şöyle der: “Hadis nakil edenler hakkındaki görüşler o kadar farklılık kazanmıştır ki, tek bir nakilci bazılarına göre müminlerin emiri, bazılarına göre ise insanların en yalancısı olarak nitelenebilmiştir.
” Örneğin İkrime, Buhari ve meşhur birçok hadisçiye göre çok muteber bir nakilci iken, Müslim’e göre yalancıdır.
Bunun örnekleri çoktur. Fakat örnekler içinde kanaatimce en ilginci geleneksel İslam’ın en meşhur hadis kitabının yazarı Buhari’nin, geleneksel İslam’ın en büyük mezhebinin başı Ebu Hanife’yi gayri-sika yani güvenilmez ilan edip, ondan tek bir hadis dahi nakletmemesidir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:38 pm

En ünlü hadisçiye göre en ünlü mezhebin kurucusu güvenilmezdir, fakat geleneksel İslam’ın taklitçi zihniyetine göre bunlar en güvenilir, en mübarek iki kişidir. Cerh ve tadildeki, yani hadis rivayet edenlerin güvenilirliği hakkındaki tartışmalarda çelişkili izahlar en az hadislerdeki çelişkiler kadar çoktur.


Yazının başına dönersek, tüm bu hadisler önce nakil zincirlerinin sonunda sahabeye atfedilir, daha sonra Peygamber’den duyulduğu söylenir. Sahabelerden sonraki kişiler, bir sonuç alınamasa dahi, hiç olmazsa tartışma konusu olmuşlardır. Oysa sahabe isimleri geçince sahabeden duyulan söz, sahabe olduğu söylenen kişinin kim olduğuna bakılmadan doğru kabul edilir.

Kuran’ın hiçbir yerinde Peygamber’i her görene güvenileceğine dair bir izah yoktur. Bilakis Peygamberimizin etrafındaki “Müslümanım” diyenlerin bir çoğu Kuran’da eleştirilir. Münafıkların, Müslümanların arasına girdiği de Kuran’da belirtilir. 9- Tevbe Suresi 101. ayette Peygamber’in dönemindeki ikiyüzlülerin hepsini Peygamber’in bile bilmediği söylenir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:39 pm

Peygamber’in vefatından sonra sahabelerin bir kısmının diğerleriyle savaşı, birbirlerini kafirlikle ithamları da her sahabe olduğunu söyleyene güvenilemeyeceğini gösterir. Oysa sahabeyi tartışmasız doğru kabul eden zihniyet, sahabeyle aralarındaki zincirlerde bir çok yanlış değerlendirme yaptıkları gibi, sahabeyi toptan doğru kabul edip yine hata yapmışlardır.

Buhari başta olmak üzere birçok hadisçi, hadisin manasının muhafaza edilmesinin yeterli olduğunu, asıl metinin ezberlenmesinin şart olmadığını kabul etmişlerdir. Bu ise hadislerin içine birçok kimsenin kendi görüşünü sokması, tam anlayamadığı halde anlayamadığını anlamayanların, hadis metnini bozup manayı da bozmaları gibi sonuçlar doğurmuştur. Her nakilci, hadisin metnini akılda tutabilecek güçte bir hafızaya sahip olmadığından da aklında kalanı nakletmiş, bu da dilden dile anlam kaymalarına sebebiyet vermiştir. Tüm bu sakıncalara rağmen Buhari, en büyük iki Sunni mezhep olan Hanefi ve Şafii mezheplerinin başları Ebu Hanife ve Şafii de mana ile rivayeti yeterli görmüşlerdir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:39 pm

Mana ile hadis nakli olabilir denilince, hadisin başını sonunu duymamak da önemli mana kaymaları yapmıştır. Ebu Hureyre’den “Uğursuzluk üç şeyde olur: Ev, kadın ve at” diye Peygamber’e hadis nispet ettiğini duyan Hz. Aişe: “ALLAH’a yemin ederim ki ALLAH’ın elçisi bunu asla söylememiştir. O ancak şunu söylemiştir. Cahiliye ehli şöyle derlerdi: Uğursuzluk şu üç şeyde olur; ev, kadın ve at.” Görüldüğü gibi Hz. Aişe’ye nispet edilen ve Ebu Hureyre’ye yapılan bu itiraz; mana ile hadis rivayeti mümkündür deyip başını, sonunu, durum ve şartları nakletmeden yapılan hadislerin yol açtığı felaketlere bir örnektir.

Saydığımız tüm bu koşullardan dolayı hadisçilerin benzer ölçülerle hadis toplayanları bile bir çok hadiste ihtilaf etmişlerdir. Buhari’nin birçok hadisi Müslim’e göre yanlış, Müslim’in birçok hadisi de Buhari’ye göre yanlıştır. Hele dört mezhebin kurucuları Ebu Hanife, Şafi , Malik ve Hanbel’in hadislere bakışı ve değerlendirişinde sahih, zayıf, hasen tipi ayrımlar da yoktur. Dört imam kendi akıllarına yatan hadisleri, Kütüb-i Sitte’yi (6 meşhur hadis kitabı) yazan hadis imamlarının ölçülerine rivayet etmeksizin mezheplerini kurmuşlardır. Bunlardan en büyük mezhebin kurucusu Ebu Hanife, hadis bilgisinin zayıflığı ve hadisi de bir kenara bırakıp kendi görüşünü, reyi ön plana çıkarması yüzünden hadis imamlarınca eleştirilmiş ve Buhari tarafından güvenilmez bir kişi olarak ilan edilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:39 pm

Gelenekçi İslamcı kendi uydurmalarla dolu görüşünü kabul ettirmek için aforoz silahına sarılır, Buhari ve Müslim’deki tek bir hadisi bile inkar edenin kafir olacağını ilan eder.

Oysa Buhari ve Müslim birbirlerinin birçok hadisini reddetmişlerdir. Gelenekçiye göre onlar birbirlerine itiraz ederse, alimlerin ihtilafı rahmet olduğu için iyi olur, biz itiraz edersek kafir oluruz.

Kuran’daki İslam’ı savunup, hadislerin dinin kaynağı olamayacağını söyleyenlere: “Bunu ilk siz mi akıl ettiniz? Niye bugüne kadar kimse bunu söylememiş?” diye soranlar tarihte bahsettiğimiz bu vakalardan habersizdirler. Hadisler ilk çıktıklarından beri dinin kaynağı olamayacaklarına dair itiraza uğramışlardır. Fakat merkezi otoritenin baskı ve dayatmasıyla karşı fikirler susturulmuştur. Bu fikirleri ne ilk biz söyledik, ne de bu fikirler yeni türedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:40 pm

Müslim’i, Buhari’yi adeta gelmiş geçmiş tüm İslam alimlerinin kabul ettiği, Peygamber’in ağzından çıkanı hemen kaleme almış kişiler havasında sunanların birçoğunun, hadislerin mana ile naklinden, bu nakil zincirlerine, hadislerin yazım yasağından, hadisçilerin birbirlerine itirazlarına, bazı grupların hadise toptan karşı çıkmalarına kadar birçok konuyu bilmediğini üzülerek gözlemliyoruz. Bilgilerine rağmen mezhep taassubu ile bunları görmezden gelenlerin olduğu da tabi ki ayrı bir gerçektir.

Ne yazık ki bugün İslam diye ortaya sunulan din; özellikle Emevi döneminden başlayarak, daha sonra Abbasiler döneminde sonuca ulaşan uydurma hareketinin ürettiği İslam’dır. Bu İslam Emeviler’in ve Abbasiler’in reforma uğrattığı İslam’dır.
dine Emeviler ve Abbasiler tarafından yapılan reform; dini zorlaştırma, karartma, insanla çatışır hale getirme ve kadınları toplumdan soyutlama şeklinde yapılmıştır.
Bu ilaveleri yapanlar da ne yazık ki dini savunduklarını söylemişler ve dinin kaynağı olduğunu iddia ettikleri yüzlerce hadis ve fıkıh kitaplarıyla dini dejenere etmişlerdir.
Dini dejenere eden bu tarihi sürecin en baştaki basamağı Emevi devridir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:40 pm

Emevi dönemi gelince 4 Halife döneminde hadis nakillerinden dolayı azarlanan Ebu Hureyre ve Kab gibiler bir anda baş tacı oldular.
Muaviye’nin bu şahısları manevi itibar ve maddi çıkar sağlamak yoluyla nasıl teşvik ettiğini inceledik.

Aynı Emeviler Hz. Ali’ye karşı olan düşmanca tutumlarını, Hz. Ali’nin oğulları ve Peygamberimiz’in torunları olan Hasan ve Hüseyin’e karşı da göstermişlerdir. Mesudi’nin anlatımlarına göre Hasan kendisini rakip gören Muaviye tarafından zehirletilerek öldürülmüştür. Hasan’ın karısını bu zehirleme işinde kullanan Muaviye ise ölüm haberini alınca şarkılar söyleyerek, kendisini ibadete verip siyaset sahnesinden çekilmiş olan Hasan’ın ölümüne çok sevinmiştir. Hasan’ın kardeşi Hüseyin ise Kerbela olayında Muaviye’nin oğlu Yezid tarafından öldürülmüştür. Kaynaklar Yezid’in nasıl Hüseyin’in ölüsüne bile saygı göstermediğini ve Hüseyin’in kesik başını sopayla didikleyip alay ettiğini anlatırlar. Hasan ile Hüseyin’in kız kardeşi Zeynep ise halkın ayaklanmasına ön ayak olur korkusuyla yaşadığı yerden sürülmüştür. Tüm bunları yapan, Peygamber torunlarının katilleri olan Emeviler, ne yazık ki tüm bunları yaparken din için, dinin hayrına yaptıklarını savunacak kadar yüzsüzdüler.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:41 pm

Bu dönemde uydurulan hadisler daha sonra Abbasiler zamanında (kendi dönemlerinin uydurmalarını da ekleyerek) hadis kitaplarına dönüştü. Bu hadisler, mezheplerin oluşturduğu İslam’a temel oldular. Bu şahıslar halifeliği babadan oğula geçen bir saltanata dönüştürdüler. Bu halifelerin çoğunun nezaretinde mezhepler ve hadis kitapları oluştu. Peygamber torunlarının katillerinin halife olduğu, yönetici olduğu bir yapıda oluşturulan bu mezhepler ve bu hadisler güvenilir olabilir mi? Tabi ki hayır. Fakat Sunni İslamcıların çoğu Sıffın savaşını bir içtihat (tercih) hatası gibi göstermekte, Emevi saltanatını temize çıkartmaya çalışmaktadırlar. Böylece kendi inanç sistemlerini kuran kişileri, dolayısıyla kendi inançlarını aklamaya çalışmaktadırlar. Oysa güneşin balçıkla sıvanamayacağı gibi, Emeviler’in yanlış uygulamaları da örtbas edilemez.

Peygamber’imiz ve 4 Halife dönemindeki sade yaşantının saray ihtişamlarına, debdebeye, şölenlere dönüşü, dini liderliğin paraya ve güce çevrilmesi, halifeliğin aile içi saltanata dönüştürülüp balığın baştan kokmaya başlaması bu devire rastlar. İçki alemleri ve yaptırdıkları saraylarla meşhur olan bir çok Emevi halifesinin yanı sıra Velid gibi Kuran’dan hoşuna gitmeyen ayetlerin okunması üzerine Kuran’ı hedef yapıp ok yağmuruna tutanlar da halife olmuştur.(Bakın Mesudi 3/228, İsfahani 7/49, İbnul Esir 5/290)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:41 pm

Hadisler ilk kez işte bu dönemde yazılmaya başlandı. Fakat bu yazım işleminde hadislerle, kıssalar ve görüşler karışıktı. Emeviler döneminde hadislerin yazıldığı bilinse de, bu dönemden elimize geçen bir hadis kitabı yoktur. Kütüb-i sitte (altı en meşhur hadis kitabı) daha sonra Abbasiler döneminde yazılmıştır. Bu dönemde toplanan hadislerde Emeviler’in köprü, hatta kaynak olduğunu düşünürsek (Abbasilerin uydurmalarını yok saysaydık bile), hadis konusunda bu kadar vahim bir tablonun ortaya çıkış sebebini anlarız.

Emeviler ile en önemli atağı yapan uydurmacılık, doruk eserlerini Abbasiler döneminde vermiştir.
yönetici kadrolara sonradan hakim olan Sunni görüş, resmi görüş olarak halka kabul ettirilmiştir. Böylece Abbasi döneminin sonuna gelmeden Sunnilik, karşı görüşleri tasŞye ederek, uzun yıllar sürecek olan saltanatını kurmuştur. Emeviler’den aldıkları miras, gördüğümüz gibi bu fikir yapısında en önemli kaynaktır. Fakat uydurmacılık burada önemli bir seviyeye gelse de bitmiş değildir. Sonraki devirlerde yaygınlaşacak olan tarikatlarda, Hint mistik kültürüyle ve diğer kültürlerin etkisiyle gelen çilecilik, soŞlik, tarikatçılık, kendi kendine azap çektirme ve bundan medet umma da Kuran’ın verdiği zihniyeti tahrif etmekte rol oynamıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulistan_2
Üye
Üye


Mesaj Sayısı : 52
Puanlarınız : 78
Teşekkür eildi : 10
Kayıt tarihi : 02/02/10

MesajKonu: Geri: bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma   Salı Şub. 02, 2010 1:42 pm

Önceki zamanlarda uydurma hadis ve mezhepleri, sonra yabancı kültür ve zihniyetleri İslam’a sokan zihniyet daha ileriki tarihlerde ise fetva, içtihad adı altında dine ilavelerine devam etti. Osmanlı’yı örnek olarak alırsak, padişahların kardeşlerini öldürebilecekleri şeklinde fetva (hem de Kuran’ın açık ayetleriyle çelişen, büyük günah olmasına rağmen) din adına, dinin başı olan şeyhül-İslam’ın verdiği bir fetvaydı.

Matbaayı din adına yasaklayıp bu görüşlerine içtihad veya fetva gibi başlıklar atan, bu kararlarını hadis gibi, mezhep gibi dinin bir parçası yapanlar da din alimi etiketli şahıslardı. Tüm bunlar üst üste, yan yana geldi ve aydınlık Kuran’ın mesajı yerine insanların uydurdukları felaket bir sistem insanlara din diye sunuldu ve hala da sunulmaktadır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
bazı hadis alimleri ve sihahlar hakkında küçük bir araştırma
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Mod, medyan
» Staj başlatma Hakkında
» Astral seyahat hakkında...(Soru cevap )
» Kul Hakkı
» If Clause Type 1 (1. Tip Şart Cümleleri)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HİRA.forumotion.com :: HADİS :: HADİS-İ ŞERİFLER-
Buraya geçin: